Yorum Yapılmamış 19 Views

“Hayallerin Yaşı Yok”

pinar_seyhun-13

Pınar Seyhun Maier, müzikte ikinci baharını üç yıl emek verdiği yeni albümüyle kutluyor. Pop-caz albümünde müziğin usta isimleriyle çalışan Maier hedeflerin yaşla ilgili olmadığının canlı kanıtı gibi…

Müzikle ilk tanışmanız ve yeteneğinizi keşfetmeniz nasıl olmuştu?

3-4 yaşlarındaydım. “Those were the days”/ Mary Hopkin şarkısını çok etkilenerek dinlediğimi ve ezberleyip söylediğimi hatırlıyorum. Evde plaklarımız vardı. Onları defalarca çalar, dinler, eşlik etmeye çalışırdım. Masal plaklarım vardı, onları da ezbere tekrar ederdim. Daha sonra ilkokul yıllarımda mandolin çalmaya başlamıştım.

untitled-29Eurovision finalleri ve Milliyet yarışması sürecini bizimle paylaşır mısınız?

Eurovision Türkiye finalleri 80’li yıllardaydı; sürpriz olmuştu tam anlamıyla. Lise orkestrasından arkadaşım Ömer Göksel de benim gibi Boğaziçi üniversitesine girmişti. Grup olarak çalışmalarımız devam ediyordu. Bir beste yapmıştı ve bunu da repertuvarımıza eklemiştik. Hadi bir şansımızı deneyelim dedik ve son derece sade bir kayıt yaparak finallere gönderdik. Finale kaldığımızda o sevincimizi ve heyecanımızı unutamam. “Bakışlar” parçasını, tam o yarışma öncesi hali ve sesimle soundcloud’a yüklemiştim bir süre önce, orada mevcut. Milliyet yarışmasında ise, o yıllarda popüler olan Barbra Streisand’ın “Woman in Love” parçasını seslendirmiştim. Bu yarışmaya çok büyük beklentilerle girmemiş ancak Türkiye birincisi olduğumda çok mutlu olmuş ve gururlanmıştım.

untitled-33Yıllar sonra nasıl bir karar ve destekle tekrar geri dönmeye karar verdiniz?

Geçirdiğim yıllar zarfında, yaşantıma devam ederken, müzikle ilgili anılarımı hatırlayınca bir hüzün gelir çökerdi içime; yatıştırıp unutmaya çalıştığım. Bir şeyler yapsam mı acaba diye düşünürdüm. Ama çok da uzaklaşmıştım o dünyadan.

Bu projeden çok kısa bir süre önce bir iki girişimde bulundum, ancak yapmak istediğim tür müzikle bağdaşmadı o dönem karşıma çıkan alternatifler. Daha sonra Eurovision finalinden arkadaşım, kendisi de kısmen müziğin içinde olan Ömer Göksel’in de desteğiyle bu albüm çalışmasına başladım. Doğru zaman şimdiymiş.

Neden caz?

Yaptığım müzik Caz’dan ziyade Pop-Caz. Hatta klasik tarza yakın çalınmış parçalar da var içinde. Bu tarz müziğin, zamansız demek istemiyorum, zira bu kelimenin yeni kullanım anlamına alışamadım; olumsuzluk çağrıştırıyor, ebedi ve her dönem geçerli olabilecek karakteri var bence. Bu müzik bana mutluluk veriyor; paylaşmak istedim çalışmalarımla…

Albüm sürecini anlatır mısınız? Müzikler, sözler, düzenleme kime ait?

Dört tanesi Ömer Göksel’in bestesi, beşincisi Viyana’da yaşayan Zeki Baktır’a ait. Bu parçaların üç tanesinin sözlerini Aşkın Tuna yazdı. Düzenlemelerini ise Ercüment Orkut yaptı. Parçaların son altyapıları hazır haliyle elime verildikten sonra, solist kaydını Cenk Eroğlu’nun XCarnation stüdyosunda yaptık. O esnada Cenk Eroğlu’ndan da çok güzel bir parça aldım; sözü müziği kendisine ait. Bu parçanın düzenlemesini ise babası Ümit Eroğlu yaptı.

pinar_seyhun-1640’lı yaşlarınızda gelen yeni albüm içinize sindi mi?

Kesinlikle. Üç yılı aşkın bir zamandır emek veriyoruz. İkinci baharı “Hayal ederken” albümüyle kutluyorum ve bence çok şanslıyım.

Çocuklar ve eşiniz nasıl bakıyor sizin gençlik aşkınıza dönmenize?

Anlayışla bakıyor ve destekliyorlar.

Yıllar içinde müzik piyasasında da değişen çok şey oldu? 20 yıl öncesi ile sonrasını karşılaştırır mısınız?

Değişen çok şey oldu haklısınız. O zamanın zorlukları ile bu zamanın zorlukları farklı. Gene o zamanın kolaylıkları ile bu zamanın kolaylıkları farklı. Eserlerin büyük kitlelere ulaşması çok daha fazla kolaylaştı. Ancak tüketim çılgınlığı, insan yaşamı ve ilişkileriyle birlikte, her sektörü olduğu gibi, müzik sektörünü de etkiledikçe, kaliteyi tutturma konusunda eski dönemlere göre daha fazla sıkıntı yaşandığını ve yaşanacağını düşünüyorum. Bizim ülkemiz de dünyadaki bu oluşumdan payını alıyor bir şekilde işte…

 

Onair Kasım

Fotoğraflar: Mehmet Turgut & Pınar Seyhun Maier arşiv

 

 

 

Yorum Bırakın

İlgili Yazılar