Yorum Yapılmamış 5 Views

“Güzellik ve Aşk İçin Tasarlıyorum”

derinsariyer_portre

Derin Sarıyer ile içine doğduğum mesleğim dediği “tasarım”, kendimi bildim bileli içimde olanları tasvir etme yöntemim olarak dediği “müzik” üzerine hoş bir sohbet gerçekleştirdik. 

Babanız Aziz Sarıyer’in mesleğinden dolayı aslında tasarımcılığa çok da yabancı değildiniz. Bu durum sizin hayata ve mesleğe karşı bakışınızı nasıl etkiledi?

Küçük yaşlarımdan itibaren mobilya tasarımına dair yenilikçi fikirlerin ve ürünlerin arasındaydım. Benim için kendiliğinden gelişen bir durumdu bugünkü mesleğim. Evimizde babamın Türkiye’de sergilediği, dünya için de şaşırtıcı tavırdaki Memphis gibi oluşumların ürünleri bulunurdu. Üstüne üstlük bu ürünlerin evdeki değişimleri çok hızlıydı. Sürekli bir devridaim hali vardı. Bu hal benim için alışılagelmiş olmakla birlikte eve uğrayan arkadaşlarımın hayret duyan bakış ve söylediklerinden meselenin sıradan olmadığını hissediyordum. Neredeyse çocukluğum organik bir staj gibiydi. Yazları babamın atölyesinde ve mağazalarında çalışırdım. Üniversite döneminde ise Moroso gibi firmalarda 2’şer 3’er aylık kısa dönemlerde çalışma imkânım oldu. Tasarım odaklı mobilya markalarının işleyiş felsefelerini çekirdekten öğrenme fırsatıydı bu benim için. Dünyada da mobilyanın genelde ailenin merkezde olduğu bir sektör konumunda bulunduğuna yakından şahit oldum. Son 10 senedir ise Derin anonim şirket oldu. Haldun Kilit ve benim yönetimimde yolumuza devam ediyoruz.

executiveofficecollection_14Hayal gücü sınırlarını zorlayan bir meslek tasarımcılık. Hayallerinizin bir ürün haline dönüşüp insanların yaşam alanlarında baş köşeyi süslemesi sizde nasıl bir his uyandırıyor?

Mobilya tasarımlarımızla bugünün ihtiyaçlarına cevap verirken kendimizi ifade edebilmeyi arzuluyoruz. Sadece işlerini yerine getiren mobilyalar üretmek değil, hayal etmek, tutku duymak, güzellik ve aşk için tasarlıyoruz. Tasarımın öznesinin insan olduğunun bilinciyle ve duyularla temas halinde olmamız gerektiğinin farkındalığıyla hazırlıyoruz ürünlerimizi. Uzun zamanlar için tedavülde kalabilecek hislerle ilgileniyoruz. Geniş bir zaman perspektifinden yaklaşıyoruz mesleğimize. Sadece fiziksel açılardan değil psikolojik yönden de insanlara iyi gelmelidir diye düşünerek yaratıyoruz her yeni koleksiyonumuzu. Bunu başarabildiğimizde kendimizi iyi hissediyoruz.

Ürünlerinizin altına imzanızı atmasanız son tüketici hangi temel noktalardan sizin ürününüz olduğunu anlayabilir?

Yaptığımız her ürünün kendi içinde geometrisi, matematiği gibi kendi hesabını bilimsel olarak verebilen bir alt yapısının olmasını istiyoruz. ‘Yaptım oldu’ gibi bir düşüncemiz yok… Başımızı gökyüzüne doğru çıkarmayı sağlarken ayaklarımızı da yerden kesmeden dünyaya bakmaya çalışıyoruz. İşte o zaman; işitsel bir yaklaşıma da sahip oluyorsunuz.  Biz duygulara geometriden, matematikten ulaşıyoruz. Derin’in bence temel özelliği bu. Derin koleksiyona kattığımız ürünler birbirlerinden apayrı dünyalara sahip olabilirler ama bir şekilde DNA uyumlarının olmasına dikkat ediyoruz. Ürünlerimizin altına imza atılmadan da ‘Derin’ ürünü olduğunu direk fark edebiliyorsunuz. Kısacası, bir ürünü ciddi bir süzgeçten geçirerek sunuyoruz.

executiveofficecollection_17Tasarım merak, araştırmacı ruh, yeniliklere açık bir mizaç gerektirir. Siz kendinizi bir tasarımcı olarak nasıl tanımlarsınız?

Tasarımda dekoratif unsurları sadece estetik, güzellik vermeleri için kullanmayı sevmiyorum, ürünün gerçekten bana bir şey ifade etmesi gerekiyor. Fazlalıklardan arındırılmış bir tasarım ortaya koyuyoruz. Kendi içinde bir estetiği olmalı, göze hoş gelmeli, insan onunla duygusal bir bağ kurmalı. Ama bunu asla bağırarak yapmamalı. Fazlalıklardan arındırılmış, pür, sek ve saf işler çıkarmaya çalışıyorum. Kısaca söylemek gerekirse, her yaptığım çalışmada gelinebilecek en yalın noktaya ulaşmak istiyorum. İçinden bir öge bile çıkartacak olursanız ürünün bütün anlamını kaybedeceği yalınlıktaki tasarımlar olması gerekiyor. Çok ile değil, anlam ve derinlikle ilgileniyorum.

Tasarım kolay gibi gözüken ancak birbiriyle birebir ilişki içerisinde olan pek çok alt disiplinin birleşmesinden oluşan bir süreç.  Bu süreci kusursuz yönetmek için olmazsa olmazlarınız neler?

Mobilya tasarımına ve üretimine bakışımız formdan ibaret değil. Bir ürün tasarlıyorsak ve onu hayata geçirmeyi planlıyorsak bunun bir nedeni olmalı. Önce kendimize sonra ürünle bağ kurabilecek kişilere karşı içimizin huzurlu olması gerekir. Bu huzurun doğması için gerekli olan unsurlar ise üreteceğimiz ürünün dünya tasarım platformunda yeri olması, bugüne kadar yapılanların üzerine bir şekilde yeni bir şey söyleyebilmesi, tasarım külliyatına yeni bir şeyler ekleyebilmesidir. Bunlar bizim için değerli.

Başarı göreceli bir kavram. Herkes için farklı bir anlamı var. Bir tasarımın başarılı olup olmadığını hangi kriterlerle ölçersiniz?

Vadettiği işleri yerine getirmekle yükümlüdür bir tasarım. Bunu güzel, estetik ve duyulara hitap ederek yapması da beklenir. Tasarımın öznesi insandır. Ürün değildir. Fikirleri formlara dönüştürürken sanattan farklı olarak bir fonksiyonu hayata geçirmeyi yüklenir. Fakat şunu da iyi ayırt etmek gerekir ki farklı mekanlarda kullanılan ürünlerin farklı ergonomi ve konfor dereceleri olabilir. Televizyon karşısında kullanılacak bir kanepe ile bir banka şubesindeki bekleme ünitesinin rahatlık kriterleri ayrı ayrı ele alınır.

portre-fotograf-02-derin-sariyerSizin bir de müzisyen kimliğiniz var. Müzik hayatınıza nasıl girdi, bir albüm yapma kararını nasıl aldınız?

Dünyada tüm karakterimizi, hayatımızı, geleceğimizi belirleyen en temel karar nasıl alındı sorusunun cevabı yok. Bende var olan şey müzik aşkından öte hakikat aşkı. Sözün ve müziğin birbirinin içinde eriyip homojen bir duygu etkisine bürünmesini seviyorum. Yazdıklarımı insanlarla paylaşma nedenim ise kendimi buna zorunlu hissediyor oluşum. Bu hafiflemeye ihtiyacım var. İçimde taşımak ağır geliyor artık. Sessiz kalmaktansa söyleyip ruhumu kurtarıyorum.

 

SUNTIMES Haziran

 

 

Yorum Bırakın

İlgili Yazılar